24 Aralık 2016 Cumartesi

2016'yı geride bırakırken


Yine kocaman bir yılı devirdik. Bol atraksiyon yaşadığımız bir sene oldu. Bu sene ben 30, kızım 1 oldu ;)

Hemen başa saralım. 2015'i bitirip 2016'ya başlarken 1 aylık lohusaydım. Daha Lina kuzumun 40'ı bile çıkmamıştı. Yeni yeni toparlanıyordum, çok zorlu bir doğum süreci geçirdiğim yetmiyor gibi bir de üstüne 15 gün geçtikten sonra dikişlerim enfeksiyon kapmıştı. O günleri hatırlamak bile istemiyorum. Yılbaşında evimizde 1 aylık kuzumuzla girmiştik, gerçi uykusuzluktan yeni yıla girdiğimizi bile hatırlamıyorum.

Yeni yılı 1 hafta geride bıraktığımızda ilk defa kuzumu bırakıp arkadaşlarımızla geleneksel yeni yıl kahvaltısı yaptık. Anne baba saati pek iyi gelmişti çünkü hastane dışında hiç dışarı çıkmamıştım. Tek sosyalleşmem eve bebek görmeye gelen misafirlerdi.

Lina 2 aylık olduğunda Şubat ayında ilk defa onunla alışverişe çıktık, tabi yanımda annemle :) Tek başıma asla çıkamazdım. O kadar iyi gelmişti ki avm gezmek bile ruhumu açmıştı; ama bebekle çıkmak çok külfetli geliyordu ve bunu birkaç kere daha yapmış olsam da eskisi gibi serbest olmadığım için kısıtlanmış hissediyor, biraz keyfim kaçıyordu.

Mart ayına geldiğimizde Lina 3 aylık oldu. Bu benim için milat diyebilirim. İlk 3 ay cidden zor geçmişti hem ben ona alışmaya çalışıyordum hem de o bana. 3 aydan sonra gaz sancılarımız azaldı hatta bitti bile, uykularımız düzene girdi bir nebze, bebekli hayata ben daha çok alıştım. Doğum iznim bittiği için bir kere işe gittim ama ondan sonra müdürümle konuşup rapor aldım.

Ve Nisan'da Lina ile ilk yurtiçi gezimizi yaptık. Nisan başı Bursa'da kuzenimin düğünü vardı. O haftasonu o kadar hastaydım ki yola çıkacağımız gün ben gitmesem daha iyi olucak diye düşündüm; ama eşim de şehir dışında olduğu için annem ve babam beni bebekle yalnız bırakmak istemediler. Önce hastaneye sonra yola çıktık. Annem sağolsun, Lina ile hep o ilgilendi hem arabada hem de orada. Bu gezi Nisan ortadında yapacağımız Balkan gezisi için bize tecrübe oldu. Evden dışarı çıkarken artık daha pratik olmuştum, acil durum çantam hazırdı hep, Lina daha ek gıdaya da geçmediği için de yanıma bir şey almam gerekmiyordu. Böylece Lina ilk yurtdışı gezisini 4,5 aylıkken yaptı. Beni tanıyanlar, senin yerinde durmayacağını zaten biliyorduk dediler :) Bu gezide yalnız olmadığımız için zorlanmadım. Annem, babam, kardeşim ve bir aile dostumuzla Bosna Hersek'e gittik. Saraybosna'ya indik minibüs kiralayıp önce Mostar'ı gezdik, sonra Saraybosna'ya döndük. Belgrad'da yaşayan kuzenim ailesiyle birlikte bizi görmeye geldiler, hep beraber gezmek ve özlem gidermek çok iyi geldi. Arabada Lina hep annem ve babamlaydı, ben önde rehber modunda :) İlk uçak yolculuğunda inene kadar ağladı Lina, Allah dedim yandık napıcaz 1 hafta, ama ondan sonra o kadar sakindi ki tüm gezi boyunca hiç zorluk çıkarmadı.

Lina ile gezmeye artık alışmıştım ya Mayıs ayında da durmadık. Linoşkoyu anneanne ve büyükbabama götürdüm. Kuzum Amasya havası aldı 5 aylıkken. Anneannemlerin evi müstakil, bahçe içinde. Lina o kadar rahat etti ki orada. Sabahları çok erken kalktığı için beraber yürüyüşe çıkıyorduk. Dönüşte gazetemizi, simitimizi, böreğimizi alıp geliyorduk. Geldiğimizde kahvaltımız hazır semaverimiz yanmış oluyordu. Bahçede kahvaltı yapıyorduk. Lina anneannemin kedisiyle oynuyor, kuş cıvıltılarını dinliyordu, çok mutlu bir 10 gün geçirdik. Eşimin özledim artık dönün demesiyle döndük, bize kalsa hala dururduk.

Haziran ayında Linoş 6 aylık oldu. Artık ek gıdaya daha fazla ağırlık vermeye başladık. Ramazan girmeden bir haftasonu İstanbul'a gittik, arkadaşlarımızın ısrarı üzerine. Her şey çok güzel başlamıştı, yolculuk Lina'nın zaman zaman mızmızlanmasına rağmen güzel geçmişti. gece 3 gibi Linoş mızmızlanmaya başladı, herhalde acıktı deyip mama yapmaya gittim. Odaya döndüğümde ne göreyim Lina uyanmış, kusmuş, her yer batmış. Hemen üstünü değiştirdim, çarşafı değiştirdim. Geçti sandım, ama geçmemiş Lina sabaha kadar kusmaya devam etti aralıklı. Hatta ertesi gün gün boyu.. Çareyi hastaneye gitmekte bulduk. Doktor kesin bir şey söylemedi, idrar tahlili istedi bir şey çıkmadı, klimadan üşüttü diye düşündük. Pazar günü dönerken de kusmaya devam etti. Dönüşte yolda mola verip yemek yemiştik, ondan sonra da ben fenalaştım, Ankara'ya gelen kadar kustum arabada. Gece 12'de soluğu acilde aldık eve girmeden. Serum taktılar da kendime geldim. Ve bu ay Kardeşim mezun oldu :) O artık bir doktor. Mezuniyetini kutlamak için Bolu'ya gittik annem, babam ve kuzuyla. 8 Haziran sabahı acı bir haberle uyandım, canım ekip arkadaşım, Duru kızımızın annesi gece yaptığı trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Kızı 10 aylık annesiz kaldı.. Daha yeni işe başlamıştı doğum sonrası, daha bir gün önce konuşmuştuk.. günlerce ağladım, Duru için çok üzüldüm.. Allah rahmet eylesin.. Mekanı cennet olsun inşallah..

Daha arkadaşımın üzüntüsünü atlatamadan hayatım boyunca hiç unutmayacağım, beni derinden yaralayan, kalbimi çok kıran bir olay daha yaşadım(k). Bayram tatili için eşimin memleketine gittik. Her şey gayet güzel gidiyordu ki bayramın 1. günü herkesi birbirine kırdıran bir olay yaşanana kadar. Burda detaylarını anlatamayacağım şeyler yaşandı; ama şu kadarını söyleyim bunlara sebep olan bir anne, olayı dallandırıp budaklandıran da bir baba. Bu olaylar sonucu çok çok üzüldüm, ağladım, bunları gören o anne ise ağzını açıp bir kelime etmedi, hatta sevindi bu duruma düşmemize. Asla affetmeyeceğim ve unutmayacağım. Onlar yüzünden daha 7 aylık çocuğum uykularında içini çeke çeke ağladı, nasıl etkilendiyse, onu gördükçe ben ağladım... Ben sadece Allah'a havale ettim, onun adaletine sığındım.. Herkesin Allah gönlüne göre versin ki verdiğine inanıyorum.
Sonraki hafta raporum bitti yıllık iznimi kullanayım dedim. Lina 9 aylık olana kadar bi yıllık izin bi rapor idare edecektim çünkü. Neyse annem, Lina ve ben Amasya'ya gittik. Hem benim için hava değişikliği olsun hem de anneannemi ve büyükbabamı ziyaret edelim diye. Bizim gittiğimiz gün ülkede darbe oldu, 2 gün sonra da yıllık izinler iptal. Benim şansımdan işte. Eğer raporlu olsam bi sıkıntı olmayacaktı; ama yıllık izinde olduğum için işyerinden geri çağırdılar.  Ya şaka gibi Amasya'ya gidip iki gün sonra geri döndük ve ben kendimi bir anda işyerinde işe başlamış buldum. Yıllık izinler 2. bir emre kadar iptal edildi, ameliyat olunmadığı sürece de rapor da vermiyorlardı, dolayısıyla da Lina tam 7,5 aylıkken işe başladım. Aslında işe başlamak bi nebze iyi geldi, özlemişim; ama Lina'yı bırakıp gitmek zor geldi. Bütün gün resimlerine bakıp durdum :) Tabi anneme bırakıp gittiğim için de içim rahattı. Bu arada otel reservasyonumuzu da iptal ettik ve ben daha tatil bile yapmadan işe başladım :( Neyse ki haftasonlarını değerlendirdik. Bir haftasonu Kapadokya, Ihlara Vadisi'ne gittik.

Ve Ağustos ayı geldi. Kankim evlendi. Çorlu'ya düğününe gittik :) sonraki haftasonu da yine düğün sebebiyle Denizli, Aydın, Kuşadası yaptık. Özlemişim 6sene önce yaşadığım şehri. Eski iş arkadaşlarımdan sadece 1 tanesini görebildim. Onun da kızı var, adı Lena. Lina ve Lena buluştular bu sebeple. Ağustos ayı Ankara'da çalışarak geçti.

Beklediğimiz deniz tatilini Eylül'de yapabildik, Marmaris'te ağaçlar içinde Grand Yazıcı Club Turban'da çok nefis bir tatil yaptık. Hem Lina çok eğlendi hem de biz. hatta Lina abartıp denizde tenteli simitinde uyuyakaldı. Tabi biz gülmekten iptal :)))) Lina 9aylıktı ve biz hiç zorlanmadan tatil yapabildik.

Ekim ayı da yine ev iş çocukla uğraşmakla geçti.

Kasım ayı doğum günü ayıydı; ama doğum günlerinden önce 13 Kasım'da Abant ve Gölcük'e gittik. Hava Ankara'da serindi; ama orada resmen buz. Önce Abant'ta güzel bir kahvaltı yaptık, ardından yürüyüş. Sonra Gölcük'e geçtik. Gölcük daha da soğuktu, gölün etrafında yürüyüşün ardından sucuk ekmek yapıp yedik. O soğukta çok güzel gitti :) Ertesi gün hoşgeldin 30 dedim :) 14 Kasım'da 30 oldum. 30 Kasım'da da kızım 1 :))) Aile arasında yemeğin ardından pasta kestik kızım için, öyle janjanlı bir doğum günü kutlamadık. Aklı erdiği zamana sakladık öyle büyük bir partiyi.

Ve yılın son ayı ve bizim Linasız ilk tatilimiz:) Lina'yı anneanneye bırakıp Hong Kong'a gittik. Lina olmadan çok rahat gezdik orası bir gerçek; ama konuştuğumuz tek konu hep Lina'ydı, hep onun resimlerine baktık, onun yaptıklarını yapıp güldük, ama daha 1 yaşındaki çocuğu ilerde hiç hatırlamayacağı bir şey için yollarda rezil edemezdim, tüm düzeni bozulurdu. Geldiğimizde bizi çok özlemişti, biz de onu.

Bir yılı daha sağlıkla, huzurla, mutlulukla bitiriyoruz. (İnşallah) Bu yıl kızımla daha anlamlı, daha dolu dolu, daha koşturmacalı, daha yorucu ama bir o kadar da onun gözümün önünde büyüdüğünü görmenin mutluluğuyla geçti. Daha nice mutlu, huzurlu, barış dolu, en önemlisi sağlıklı yıllara..







Hiç yorum yok: