4 Mayıs 2016 Çarşamba

Bebekle Gezi: Saraybosna&Mostar (III)

Sabah kahvaltısının ardından Saraybosna için yola çıktık. Yolu yarılamıştık ki yol kenarındaki pekara (fırın) lara daha fazla kayıtsız kalamayıp mola verdik. Allh'ım o kruvasanlar çeşit çeşit, kekler, pastalar, poğaçalar, börekler.. Hepsi birbirinden leziz duruyordu. Ne kadar kalorili olursa olsun tatildeyim diye yedim :)

Saraybosna'ya dönüş yolunda yolun yarısında başlayan otobana girdik. Eski yolda en fazla 70 km hız yapabilirken otobanın gözünü seveyim dedik.

Saraybosna'ya vardığımızda ilk durağımız Vrelo Bosne oldu. Bosna Baharı anlamına gelen milli park. O kadar güzel o kadar huzur verici yemyeşil bir parktı; ama hava Mostar'dan sonra inanılmaz serin geldi. Parkın içi resmen soğuktu.

Vrelo Bosne
Vrelo Bosne, Saraybosna

Milli parkta dikkatimi çeken banklar ve bir restoran dışında oturacak yer olmamasıydı. Bizde olsa her yer piknik alanı olur ve çöpten gözükmezdi diye düşündük.

Bir sonraki durağımız ise Umut Tüneli. Benim tünele ikinci gelişim olduğunda benden giriş ücreti almadılar. Umut Tüneli beni yine çok duygulandırdı.

Şehrin dışında kalan gezilecek yerleri gördükten sonra otelemize yerleşmek için yola koyulduk. Toplam 7 yetişkin ve bir bebek olarak Hotel Hondo'nun teraslı dairesini kiraladık ve çok memnun kaldık. Yalnız Başçarşı'ya yürüme mesafesinde dense de bebek arabasıyla o yokuşla dar sokaklardan yürüyemezdik. Dolayısıyla Başçarşı taraflarına kiraladığımız arabayla indik.

Akşam yemeğini Başçarşı'daki eski Galatasaraylı futbolcu Tarık Hodzic'in yerinde yedik. Cevabi gerçekten lezzetliydi.

Başçarşıdaki turumuzun ardından Sönmeyen Ateş'e doğru yürüyüp devamında otele geri döndük.

Sönmeyen Ateş, Saraybosna

Add caption

Hiç yorum yok: