29 Nisan 2016 Cuma

Ayşe Lina'nın İlk Yurtdışı Gezisi: Saraybosna ve Mostar

Her şey annem ve babamın hep beraber bi Bosna Hersek'e gitsek demesiyle başladı. Ben ama bebek var deyince herkesten ne olmuş yani cevabını aldım. Biz eşimle 2012 yılında gitmiştik, ama onlara rehberlik yapmamız isteniyordu :)

Biletler alındı, Lina'ya pasaport çıkartıldı ve Lina tam 4.5 aylıkken ilk yurtdışı gezimizi yapmış olduk :)

Bebekle yolculuk çok zor değilmiş. Sadece ilk uçak yolculuğumuz çok zor geçti. Lina bindiğimizden inene kadar ağladı, tabi bende moral sıfır. Ne zormuş bebekle yolculuk yapmak derken diğer uçak yolculuklarında hiç zorluk çıkarmadı hep uyudu. İnişte ve kalkışta yemek saatine denk geldiyse biberonla sütünü verdim, eğer karnı toksa da emziğini emmesini sağladım. Bazılarında çok güzel emdi, bazılarında ise hiç kabul etmedi. Yanımız hep doluydu ama allahtan uçakta boş yer olduğundan yanımızdaki yolcuya rica edip başka koltuğa geçmesini sağladık. Lina hanım da kalkıştan sonra güzelce yattı boş koltuğa. Tabi hanfendinin yastığı, battaniyesi hep yanımızda :) Uçağı acayip soğuttukları için hep tedbirliydim. Kafasını örtmek için tülbent bile aldım yanıma çünkü o soğukta cidden hasta olabilirdi. İnişe geçtiğimizde ise uyandırmak zorunda kaldım; çünkü kucağıma alıp kemerle kendime bağlamam gerekiyordu.

Aktarmalarda ise bebek bakım odasında karnını doyurdum, altını temizledim, uyku saati geldiğinde ise bebek arabası geriye doğru tam yattığından rahatça uyuyabildi.

Lina uçakta uyurken
Toplamda 7 kişi ve bebek olduğumuzdan havalimanından minibüs kiraladık. Arabada Lina için de yatacak yer olduğundan gezerken de hiç zorlanmadık. Bebek arabasını süremediğimiz yerlerde kanguruyla gezdik. Çoğunlukla arabada uyuyakaldığı için de gezerken bebek arabasında uyumaya devam etti. Fotoğraflarda pek yer almadı çünkü bebek arabasından çıkartmaya, keyfini bozmaya kıyamadım.
Hava da biraz serin olduğu için uykuluyken onu üşütmek istemedim.Yanımda annemin olması işimi çok kolaylaştırdı, gezerken arabada hep o ilgilendi. Ben genelde nereye gideceiğimizi ve nasıl gideceğimizi şöfore (eşim) anlatmakla meşguldum çünkü :)

En çok merak ettiğim bebek arabasını uçağa nasıl vereceğimizdi. Pegasusla gittiğimizden poşetlerinin pek sağlam olmadığını duymuştum. Check in bankosunda poşet istediğimzde bilet satıştan satın almamız gerektiğini söylediler. Neyse bilet satışa gittik. Yurtiçi için 15TL, yurtdışı için 30TL poşet ücreti istediler. Poşet almasak olur mu dedik, bize kalmış olduğunu ama bebek arabasının kirleneceğini söylediler. Sonuç olarak bebek arabasıyla uçağın kapısına kadar gittik, poşet almadık. Bebek arabasının üst kısmını çıkarıp, dümdüz hale getirip kabine aldık. Bagaj kısmına koyduk. Alt kısmını da katlayıp uçağın kapısında bıraktık. Görevliler indiğimizde kapıya çıkarmış oluyorlardı.

Saraybosna'ya indiğimizde arabamızı kiralayıp önce Mostar'a geçtik. Karnımız baya acıktığı için Jablanica'da Mostar'a 40 km. kala kuzu çevirme yapan yerlerde Zdrava Voda adlı restoranda kimimiz kuzu, kimimiz alabalık yedik. Bu bizim buralara eşimle 2. kez gelişimiz olduğundan deneyimliydik nerede ne yapılır konusunda.

Zdrava Voda, Jablanica, Bosna Hersek

Yemeğimizi ardından Mostar'a devam ettik. Hepimiz yorulmuştuk, direk kalacağımız otele (Pansion Rose) yerleştik. E bi akşam kahvesi içmekiçin biraz dinlendikten sonra Lina'yı arabasına yatırıp eski şehre doğru yürüdük, yaklaşık 500m. idi. Bebek arabasıyla buraya kadar gelebildik ama eski şehir bölgesinin yerleri taş döşeli olduğu için bebek arabasını sürmek imkansız gibi bir şey. Çocuk içinde lahana turşusuna dönerdi eğer sürseydik. Lina'yı kucağımıza aldık. Bebek arabasını da zar zor boş olarak sürdük. Mostar körüsünü geçmek bebek arabasıyla tam bir işkence oldu.

Mostar, Bosna Hersek
Neyse bu bize tecrübe oldu, ertesi gün bebek arabasıyla değil kanguruyla gezdik. Aşkam kahvemizi de içtikten sonra dinlenmek için odalarımıza geri döndük.

Hiç yorum yok: