17 Mart 2015 Salı

Tayland Gezisi: Bangkok 2. Gün

Bangkok'daki 2. günümüze dinlenmiş olarak uyandık. Bugün bol yürümeli bir gezi olacağı için güzel bir kahvaltıya hitiyacımız vardı. Kahvaltı salonuna indiğimizde İngilizce bilmeyen güleryüzlü kızlar yine ordaydı :) Bize Thai usulü kahvaltı, vejeteryan kahvaltı ve içinde domuz pastırması, salamının olduğu bir kahvaltı menüsü getirdiler. Biz de vejeteryan usulü olanı seçtik. Gelen şey bol baharatlı, sebzeli pilavdı. Ben birazcık ağzıma aldım; ama zor yuttum. Hiç tarzım değildi. Allahtan yanımızda zeytin ve birazcık vakumlu peynir getirmiştik. Ekmek istedik; maalesef yoktu :( Az da olsa zeytin peynir yedikten sonra başladık gezmeye.

İlk durağımız "Grand Palace" (Krallık Sarayı).

Grand Palace, Bangkok
Grand Palace, Bangkok
Bu kadar kalabalığı açıkçası beklemiyordum. Bilet için çok acayip kuyruk vardı ve kişi başı 500 Baht'tı. Hem beklemek istemedik hem de o kadar parayı açıkçası vermek istemediğimden girmedik.

Gezimizin 2. durağı ise "Wat Pho" (Yatan Buda). Hemen Grand Palace'ın arkasında.

Wat Pho, Bangkok
Girişi 100 Baht (yanlış hatırlamıyorsam) ve bir küçük içme suyu bedava :)

Yine burası da çok kalabalıktı. Yatan Buda'yı resme sığdırmak için ayak tarafından çekmek gerekiyor. Açıkçası o kalabalıkta fotoğraf çekerken zorlandım.

Wat Pho, Bangkok
Yatan Buda'nın bahçesinde de güzel kareler yakalayacağınız eserler var.

Wat Pho, Bangkok
Wat Pho'nun süslü girişleri
Ve benim en çok görmek istediğim tapınakta sıra, "Wat Arun" (Temple Of The Dawn). Buraya geçmek için (nehrin karşı tarafında) Wat Pho'ya çok yakın olan "Tha Thien Pier" durağını kullanıyoruz. Kişi başı 3 Baht'a karşıya geçiren tekneler var.

Than Thien'den Wat Arun manzarası
Karşıya geçmeden önce pier'de yer alan hediyelik eşyacıları dolaştık ki bütün alışverişimi buradan yaptım diyebilirim. Fiyatlar gerçekten çok uygundu. Birazcık güç toplamak için de meyve yedik.

DragonFruit

Bu meyvenin görüntüsüne bayılıyorum; ama tadı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Tadı yok nerdeyse. Ne tatlı ne ekşi ne acı :)

Wat Arun
 Wat Arun, maalesef tadilattaymış. Çok heveslendiğim, merdivenlerden çıkıp Bangkok manzarasını izleyeceğim hayal suya düştü. Biz de çevredeki standları dolaştık. Yine değişik meyveler tattık.

RoseApple, Guava, Karpuz ve Mango



Çin Mahallesi.. Başlı başına bir dünya. Nasıl mı gittik?? Wat Arun'dan tekrar karşıya geçtik ve Chao Phaya Express Boat'u kullanıp Ratchawong durağında indik. Kişi başı 20 Baht :) ve indiğimiz yerden Yaowarat Caddesine doğru yürümeye başladık.

ChinaTown, Bangkok

Sanki küçük bir Çin burası. Caddenin sağında solunda toptancı dükkanları. Önce plastikçiler, sonra bavulcular sonra tokacılar, takıcılar felan filan..

Yaowarat Road, ChinaTown, Bangkok
Cadde üzerinde mağazalara bakabaka "Gate of ChinaTown"a kadar yürüdük. Bu cadde üzerinde öyle bir an geliyor ki her yeriniz sapsarı altın satan kuyumcularla doluyor, söylemeden geçemicem :))

Yine bu cadde üzerinde bolca yemek ve meyve satan seyyar satıcılar var. Durian meyvesini çok merak ediyordum tadına baktım. Sonuç, benden tam not aldı :)

Durian
Caddenin sonunda görülmesi gereken budalardan birine geldik: "Wat Traimit" (Golden Buddha)

Wat Traimit, ChinaTown, Bangkok
Ayaklarımın altı yürümekten o kadar acımıştı ki resmen sürünerek çıktım merdivenleri sırf seni görmek için Altın Budaaaaaa :)

Altın Buda'yı da ziyaret ettiğimize göre otele dönüp dinlenme vaktiiiiiiii. Yine olaylı geçen taksi çevirme muhabbetimizden sonra otele vardık. (Ya yolu bilmiyorlar ya da taksimetre açmak istemiyorlar. En sonunda çareyi kendi navigasyonumuzu açıp şoföre sağa dön sola dön düz git demekle bulduk.)

Ama taaa buralara yatmaya gelmedik di mi? :) Otelde verdiğimiz birazcık molanın ardından akşam yine Khao San Caddesindeyiz, ayak masajı için.

Charlie, Khao San Road, Bangkok
"Charlie" masaj salonunu gönül rahatlığıyla önerebilirim. Yarımsaatlik ayak masajı 120 Baht. Gördüğüm en iyi fiyattı Phuket'te dahil ve burası sonu mutlu sonla biten bir masaj salonu değil :) Kocamla rahatça gittim onun için. Allah'ım nasıl rahatladım masajdan sonra anlatamam. Yok böyle bir duygu, zevk :)

Ayaklarımız rahatladığına göre caddede dolaşma ve karın doyurma zamanı. Bu sefer bir arka sokaktaki pizzacıda yiyoruz akşam yemeğimizi :)

Gün sonunda farkettik ki hiç beraber fotoğraf çekinememişiz kocamla. Neden selfie çubuğu almıyoruz ki dedik :) Caddede birçok kişi elinde selfi çubuğu satıyor. Önce 300 Baht dedi satıcı; ama pazarlıkla 150 Baht'a aldık :)

Yaşasın selfie çubuğu :)
Gün akşam oldu ve biz Bangkok'daki 2. günümüzü bitirmiş olduk..

Hiç yorum yok: