17 Mart 2015 Salı

Tayland Gezisi: Bangkok 1. Gün

Bangkok'a giderken
Uzun ve birazcık yorucu bir yolculuğun ardından (Doha aktarmalı gelince 13 saat sürdü.) nihayet Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı'na indik. Pasaport kontrolünü çok hızlı geçince valiz beklerken hemen bedava internetin tadını çıkarmaya başladım. İnterneti kullanmak için ad, soyad, pasaport no, kimlik no gibi bilgiler isteniyor; ama yalan yanlış doldursanız da bağlanabiliyorsunuz. Valizlerimizi de aldıktan sonra şehir merkezine nasıl gidiceğimizi düşünmeye başladık.

Kalacağımız otel eski şehir tarafında olduğundan taksi en uygunu gibi gözüküyordu; ama takside çok sıra olduğunu görünce "airport rail link" tabelalarını takip ederek metroya bindik. Mavi hattı kullanarak "Phraya Thai" (son durak) durağına geldik. Bu arada metroya bilet almak için makineleri kullanıp, gideceğiniz durağı seçip ödemeyi yapıyorsunuz. (kişi başı 45Baht'tı yanlış hatırlamıyorsam) Makineye paraları koyarken tek tek sokun yoksa bizim gibi uğraşıp durursunuz :)

Metrodan inince yolu yarılamış olduk; fakat geldiğimiz yol kadar daha gitmemiz gerekiyordu. Metro hattı o tarafa devam etmediği için taksi aramaya başladık. Biz taksi arıyoruz ortalıkta bir tane taksi yok. Derken tuktukçular durup nereye gidiyorsunuz diye sormaya başladılar. Gideceğimiz yeri haritada gösterdik. Ya orayı bilmiyoruz gitmeyiz dediler ya da acayip yüksek fiyat istediler, 300 Baht gibi. Elimizde valizler ilerlerken bir tanesi daha durdu. Adamla uzun pazarlık sonucu 150 Baht'a götürmesine ikna ettik ve otelimize vardık.

Tuk tuklar her yerde:)

Kaldığımız otel Khao San Caddesi'ne 5 dakikalık yürüme mesafesinde olan Baan Boran'dı. Resepsiyona vardığımızda güleryüzlü birkaç kız bizi karşıladı; fakat ne varki bir gram İngilizce bilmiyorlar :( Hemen soğuk su, mango servisi yaptılar. Bu kadar saygılı ve hürmetli davranmaları çok hoşuma gitti. Uzun uğraşlar sonucu anlaştık ve check-in imizi yaptık.

Aslında çok yorgun olmamıza rağmen vakit kaybetmemek için valizleri koyup gezmeye çıktık. İlk hedefimiz Bangkok'a yaklaşık 7 km. uzaklıkta olan "Taling Chan Floating Market".

Taling Chan Floating Market, Bangkok
Aslında en popüler yüzen pazar yaklaşık 90 km. uzaklıktaki Damnoen Saduak Floating Market; fakat hem sabah çok erken açılıp öğlen kapandığından hem de çok uzak olduğundan biz vakit kaybı olmasın diye yakında olanı tercih ettik.

Giderken taksiyle pazarlık yapıp 130 Baht'a anlaştık. Aslında devamlı taksimetre açtırın uyarılarını okumuştum gitmeden; ama nedense pazarlık yaparak bindik ve bu taksimetre açtırmadan bindiğimiz ilk ve son taksi oldu; çünkü dönüşte taksimetre açtırarak 85 Baht'a geldik :))

Taling Chan yüzen pazar küçük ama şirindi. Hediyelik eşya standları gördüğüm en uygun fiyatlılarmışta haberim yokmuş. Daha iilk gün olduğunda alışveriş için acele etmeyip bir şey almadım; ama bir daha da aynı ürünleri o kadar ucuza bulamadım. Eğer gelirseniz burdan rahatlıkla hediyelik eşya ya da meyve alabilirsiniz.

Taling Chan Floating Market, Bangkok
Çokça yiyecek pişiren küçük tekneler vardı; ama açıkçası benim pek içim çekmediğinden bir şey yemedim.

Taling Chan Floating Market, Bangkok


Dilerseniz kanalda tekne gezisine de katılabilirsiniz; biz katılmadık çok yorgun olduğumuzdan. Biraz dolaşıp bir şeyler yemek için taksiyle Khao San Caddesi'ne döndük.

Khao San Road, Bangkok

Khaso San, her daim hareketli bir cadde. Bir de Pazar günü olduğu için acayip kalabalıktı. Baştanbaşa turladıktan sonra McDonald's da karnımızı doyurduk. Avrupa'da McDonalds'larda bedava interneti rahatlıkla kullanabilirsiniz; fakat buralarda free wifi yazsa da internete girilmiyor. Burger King'lerde ise özel olarak şifreyi isterseniz internete girebiliyorsunuz.

Bu caddede çokça sokak satıcısı olduğu gibi birçok hediyelik eşya satan dükkan da mevcut; fakat ben bu dükkanlardan bir şey almadım; çünkü yüksek fiyat söylüyorlar turistik olduğu için. Yol boyunca teyzeler ellerinde rengarenk bilekler satıyorlar. Bir keresinde 5 tanesini 100 Baht'a, diğerinde 5 tanesini 80 Baht'a aldım. Aynı bileklikler Phuket'te 3 tanesi 100 Baht'a satılıyor ki pazarlık imkanı da yok.

Aynı zamanda birçok meyve, yemek ve hatta kızrmış böcek satan stand da görmek mevcut. İşte örneği..

Khao San Caddesi'nde kızarmış akrep satan insan :)
Çeşit çeşit kızarmış böcekler
Akşam olunca dışarlarda hemen hemen her yerde sokak yemekçileri kuruluyor. İnsanların evde yemek yeme alışkanlıkları pek yok ki bütün sokak yemekçileri iş yapıyor :)


Artık akşam olmuştu. Yorgunluktan daha fazla ölmemek için otele geri döndük. 5 saat ileri gidince ve bütün gece uyumadan gezince uyku düzenim allak bullak oldu ilk iki gün; ama daha sonra alıştım.

Bangkok'daki 2. günümüzde bol bol tapınak gezdik, Çin mahallesini keşfettik ve çok meşhur ayak masajından yaptırdık :) Ayrıntılar gelecek..

Hiç yorum yok: