8 Ekim 2014 Çarşamba

Batum ve Sümela Gezisi

Bu yaz Trabzon Havalimanı'ndaki personel eksikliğinden dolayı bizim ordan sırayla göreve gidip takviye yaptık. Bayramdan sonra sıra bendeydi.

Görevim Pazartesi başlayacak olmasına rağmen ben eşimle haftasonundan gidip gezdik. Günübirlik turlar çokça var. Google'dan aratınca hepsine ulaşmak mümkün. Trabzon Meydan'da da hepsinin ofisi mevcut. Biz gelmden hangi tura katılacağımızı ayarlamıştık.

Cumartesi günü Eyce Turla günübirlik Batum gezisi yaptık. Sabah 8'de Trabzon'dan hareket ettik, Batum'a geldiğimizde öğlen 12 olmuştu nerdeyse. Sınır kapısı çok kalabalıktı. Eğer orda vakit kaybetmeseydik daha erken varabilirdik. Önce otobüsle panoramik şehir turu yaptık. Sonra Batum Botanik Bahçesi'ni gezdik. Botanik Bahçe'nin tamamı bir günde gezilecek gibi değil, tam 27 km.'ye yayılmış durumda. Biz kestirmeden gezinti yaptık. Botanik Bahçe deyince ben rengarenk çiçeklerin olduğu bir yer hayal etmiştim; ama çiçekten ziyade bol bol yeşilliğin olduğu bir yermiş.

Sarp Sınır Kapısı

Botanik Bahçe, Batum, Gürcistan

Botanik Bahçe, Batum, Gürcistan
Botanik Bahçe gezisinden sonra tekrar merkeze inip sahilde öğle yemeğimizi yedik. Pier Batumi olabilir restoranın adı tam hatırlamıyorum. Yemekler gayet lezizdi. Tavsiye ederim.

Rehber zamanımızı iyi kullanamadığından (Botanik Bahçe'de çok vakit kaybettik) yemekten sonra bize birkaç yer gezdireceğini; fakat programda yazan serbest zamanı veremeyeceğini söyledi. Bir otobüs dolusu insanla rehberin arkasından gezmeyi sevmediğimizden biz eşimle yemekten sonra turdan ayrılıp kendimiz dolşmak istedik. Birkaç kişi daha bu taleple gelince rehber herkese serbest zaman ilan etti. Bizim işimize geldi. Biz tur programında yazan kilise ve camiyi eşimle sora sora bulduk. Hatta kendimiz ekstra sahil tarafında da gezdik; fakat birçok kişi merkezden uzaklaşmaya korktuğundan gezilecek yerlere gidememişler.

Batum Merkez, Gürcistan
Akşam 6'da toplanalım demişti rehber, biz 5 dk. geç kaldık diye çok telaşlanmıştık, herkesi beklettiğimizi düşünerek; fakat otobüsün yanına vardığımızda herkes gelmişti, rehber ortalıkta yoktu. Tam yarım saat rehberin gelmesini bekledik. Geldiğinde herkesten bir ton laf yedi. Birçoğu serbest zamanı kabul etmemiş, kendimiz gezemeyiz demiş; fakat rehber herkese serbest zaman ilan ettiğinden kimseyi gezdirmemiş. Bir de üstüne geç gelince kendi dediği saatten bütün otobüs sinir oldu. Hatasını kabul ett; ama iş işten geçmişti. Akşam dönerken sınır kapısında hiç sıra yoktu. Bu sefer vakit kaybetmeden döndük Trabzon'a.

Batum Sahilleri
Günübirlik tur biraz yorucu oldu. Açıkçası görülmesi gereken pek bir şey de yok Batum'da. Sadece sigara ve içki çok ucuz. Onun dışında alınabilecek bir şey de yok; çünkü her şey Türkiye'den gidiyormuş. Tek yapılabilecek şey deniz tatili ve kumar. Çok güzel sahilleri ve butik otelleri var. Vaktimiz olsaydı birkaç gün kalıp denize girmek isterdim. 

Sonuç olarak güzel başlayan bir tur rehberin sorumsuz davranışları yüzünden sinir bozucu bitti. Eyce Tur'dan pek de memnun kalmadım. Batum'a günübirlik tur düzenleyen başka turlar da var; Vazelon Tur, Ulu Tour, Sümela Tur gibi. 

Biz ertesi gün Vazelon Tur'un paket turununa katıldık. Sümela Manastırı, Zigana Geçidi, Karaca Mağarası ve Hamsiköy vardı turun içinde. Baya memnun kaldım Vazelon Tur'dan. Uzungöl ve Ayder Yaylasına da onlarla gidicem büyük ihtimal.


Sümela Manastırı, Trabzon
Sümela Manastırı hiç hayallerimdeki gibi degildi. Fotoğraftaki görüntüsünden daha küçük geldi bana. Ayrıca heryer deforme olmuştu. İnsanlar duvardaki resimlerin üzerlerini oyup isim yazmışlardı. Çok üzüldüm insanlık adına. Böyle bir manzarayla karşılaşacağımı hiç düşünmezdim.

Sümeladan sonra Zigana tatil köyünde öğle yemeğimizi yedik. Sonrasından Zigana Tüneli'nden geçip GÜmüşhane'ye çok yakın mesafede bulunan Karaca Mağarası'nı gezdik. Tokat'daki Ballıca Mağarası'nı anımsattı bana burası. Mağara içinedeki sarkıtlar zarar görüyor diye fotoğraf çekmeyi yasaklamışlar. Hatta bir görevli de duruyor mağara içinde, uyarı yapıyor bol bol fotoğraf çekmek yasak diye. Ona rağmen bizim insanımız koyulan kuralları yıkmanın verdiği hazla bol bol fotoğraf çekiyor hiç tınlamadan. Üstelik flaşı kapatma zahmeti bile duymuyorlar. Kaç tanesini uyardım çekmeyin yasak diye ama kimse dinlemedi. Yine çokça sinir olmuş bir vaziyette çıktık ordan.

Hamsiköy, Trabzon
Mağaradan sonra Trabzon'a tarihi eski yoldan döndük ve yol üzerindeki Hamsiköy'e uğrayıp meşhur Hamsiköy sütlacını yedik Niyazi ustanın. 2 sütlaçla doymayıp (sütlaç sevmeyen ben) bir de üzerine kurufasülye yedim. Gerçekten çok lezizdi. Hamsiköy bolca yeşilin olduğu küçük bir köy, çok sevdim ben.

Akşam 8 gibi vardık Trabzon'a . Eşim o akşm döndü Ankara'ya. Kaldım ben bir başıma :)

Ertesi gün görev başladığı için havalimanındaydım. Deniz manzaralı bir meydan burası. Çalışması pek zevkli :)


Hiç yorum yok: