30 Nisan 2013 Salı

Van Gezisi Vol. II

Van'daki ikinci günümüzde sabah kahvaltımızın ardından Akdamar Adası'na geçmek için Gevaş ilçesine gittik. Tekneler Gevaş'ın biraz ilerisinden iskeleden kalkıyorlar. Şansımıza o gün Akdamar Adası'nda turizm haftası nedeniyle kutlamalar vardı. Van Valisi, Milletvekilleri filan gelmişti.
Van Gölü

Ada o kadar huzur vericiydi ki, hele o kır kahvesinde içtiğim çayın tadını unutamıyorum. Bütün ağaçlar çiçek açmışlar, hava mis, dağlarda karlar, göl pırıl pırıl.. Adada baya vakit geçirdikten ve "Ahtamara Kilisesi"ni gezdikten sonra bizi getiren tekneyle geri döndük.

Ahtamara Kilisesi

Geri dönüşte yol üzerinde bulunan ve Vizontele filminin çekildiği Gevaş ilçesine uğradık. Burada Selçuklu Mezarlığı var ama ilçenin pek bir özelliği yoktu. Kısaca merkezde dolaştıktan sonra Edremit'te bir balıkçıda inci kefali yedik. Avlanma sezonu tam yeni bittiğinden her yerde yoktu. Sora sora bir tanesinde bulunca kaçırmadık; ama baya kılçıklıydı :)
Eski Van Şehri
Van'a geri döndüğümüzde öncelikle Van Kalesi'ne çıktık. Kaleye çıkış baya bir ilkeldi. Öyle yol ya da merdiven yok. Tamamen dağı tırmana tırmana çıkıyosunuz. Çok yorucu ve bazı yerleri çok tehlikeliydi. Yanınıza bitiveren küçük rehberlerde hangi dilde isterseniz kalenin tarihini anlatmaya hazırlar :))
Kale'den Van manzarası harikaydı. Zahmetli olmasına rağmen manzara için çıkılmaya değer.
Van Kalesi


Kale'den sonra bir zamanlar çok severek izlediğim "Hayat Türküsü" dizisinin çekildiği Kevenli Köyü'ne gittik. Köy merkeze 10 km; ama sanki o dizide izlediğim köy değilmiş gibi geldi :)

Kalan zamanımızı yine Van merkezde geçirdik. Rus Pazarı'nı tekrar turladık. Yine bir şeyler almadan duramadım. Van'ın caddeleri baya geniş ve neredeyse görmeye alışık olduğumuz her mağaza burada da var.

Buraya kadar gelmişken ünlü pastanesi 'Saçı Beyaz"a uğramadan olmazdı. Sora sora bulduk; ama bir de gördük ki pastane kapanmış. Pastanenin ustasının yeni çalıştıığı yere gittik, pastaneye çok yakın bir yerde ve tatlıları gerçekten muhteşemdi. Van'da dikkatimi çeken ise her pastane ve tatlıcı o kadar lüks ki hiç tereddütsüz hepsine girilebilir.

Artık akşam olmuş ve dönüş saatimiz yaklaşmıştı. Son kez İskele'ye gidip göl kenarında bir tur attıktan sonra havalimanına vardık. Öyle acele gelmiştik ki uçağın bir saat rötar yaptığını görünce şok oldummmmm.
Havalimanında beklemenin ardından sağ salim Ankara'ya vardık.

Ve böylece bir gezinin daha sonuna geldik..

4 yorum:

kaslihan dedi ki...

Van gezi yazınızı okurken Hayat Türküsü dizisini ben de andım.Özledigimi,oradaki karakterlerin sanki hala o köyde yaşadıgını hissettim.Hatta Devin Özgür Cınar'dan bahsederken, H.Türküsündeki öğretmen diyorum hala...

Miss Sensible dedi ki...

@kaslihan; Hayat Türküsü benim favorimi dizilerimdendi. Sanki o köye gidince dizideki insanlarla karşılacağım gibi hissettim ama tamamen farklı bir yer gibiydi :(

Gezi Rehberi dedi ki...

1996-1997 yıllarında Van’da yaşamama rağmen Akdamar Adası'na gidememiştim. Kısmet 15 yıl sonrasınaymış.

Siz en güzelmevsimde gitmişsiniz. Fotoğraflar harikulade.

Miss Sensible dedi ki...

@Gezi Rehberi, güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Gerçekten Van'ın bahardaki halini çok beğendim. Herkesin gidip görmesi gerekn bir yer.