2 Aralık 2010 Perşembe

Boğazımdaki düğüm çözülünce..

Biliyordum böyle olacağını, bu duruma geleceğimi..
Tek istediğim herkesin içinde olmamasıydı; maalesef başaramadım..
Bayramdan sonra buraya döndüğümden beri içimde hep bir sıkıntı vardı, sebebini bilmediğim.
Ağlasam geçecekti sanki o sıkıntı; ama boğazımda bir düğüm gözyaşlarımın akmasını engelliyordu..
Belki de üzüldüğüm şeyleri devamlı içime atarak, çok sıkmışım kendimi bugüne kadar..
Ama bugün, işyerinde olan bir olay sonucu..
Aslında direkt bana yapılan bir şey de değildi; ama canımı sıkmaya yetmişti..
Anladım o anda birisi benimle konuşmak istese cevap veremeyeceğimi, gözyaşlarına boğulacağımı..
Hemen tuvalete gittim, gözlerim kızarmaya başlamıştı çünkü akmak isteyen yaşları koyvermemek için kendimi sıkıyordum..
Sonra dışarı çıktım, hava alırsam geçer sandım.
Tamam iyiyim artık döneyim ofise dedim, yakın arkaaşlarımdan bir tanesi noldu sana diye sorunca (demekki suratımdan her şey belli oluyormuş) tutamadım kendimi, hemen kimsenin olmadığı bir yere gittimm..
Sevmiyorum çünkü herkesin içinde ağlamayı..
Ve kendimi hiç sıkmadan, hiç içimde tutmadan, ne zamandır ağlamadığım kadar hıçkıra hıçkıra ağladım..
Öyle rahatladım ki,hafifledim sanki birden..
Ve şu an daha iyiyim, valiz hazırlıyorum.
Yarın akşam Ankara'ya gidicem ya neşe doldu içim :)

Yine söylüyorum, dua ediyorum ve sabrediyorum. Geçecek çünkü biliyorum..

2 yorum:

.ankara düşleri. dedi ki...

ne güzel yazmışsın işte bak;
dua et,
sabret,
geçecek o canını sıkan neyse...
ferah tut içini olur mu...

Miss Sensible dedi ki...

*Ankara düşleri, sabredicem canım, çünkü başka çarem yok. Bugünlerin geçmesini beklicem..