29 Kasım 2010 Pazartesi

Mardin 3. gün

Bugün Mardindeki son günümüzdü. Öğleden sonra 4'de uçacaktık. Onun için en fazla 2'ye kadar zamanımız vardı.

Önce Deyrul Zafaran Manastırına gittik. Yine biraz şehirdışındaydı, etrafında in cin top oynuyor; ama o manastırda hala yaşayanlar var..

O kadar bakımlı ve temiz ki.. K eşke bizim camilerimiz de (hepsi) onlar gibi olsa. Hasankeyf'de bir türbeye gittik, bahçesine çöpten bakılmıyordu. İçi dersen o da öyle. O manzaraya çok üzüldüm :(

Manastırın ardından tekrar şehre döndük ve Eski Mardin sokaklarını aheste aheste gezmeye başladık. Önce hediyelikleri aldık. Kendime hiç gümüş almadım; çünkü hem değişik bir şey yoktu hem de fiyatları çokta ucuz değildi.
ammaaaa meşhur badem şekerinden ve cevizli sucuğundan almadan olmazdı tabikiiii :)

Alışverişin ardından, Zinciriye Medresesine ve ara sokaklara girerek dolaştıktan sonra tıklım tıklım dolu olan bir kebapçıda acılı kebaplarımızı da yedikten sonra zamanımız doldu..

Havaalanı yolu, Ankara'ya dönüş ve doğru bizi akşam yemeğine bekleyen kuzicanıma gittik..

Ve bana olan ertesi gün oldu...

NELER Mİ OLDU?? Bir daha ki yazıya :)

Hiç yorum yok: