6 Ekim 2010 Çarşamba

Muğla'ya gidilir ve simiti, çökertmesi, köftesi afiyetle yenir :)

Muğla ofisinin bu haftaki görevlilerinden birisi yine bendim. Oraya gitmek artık bizim için nerde yemek yesek yeni neler tatsak arayışına döndü bir nevi.
Öğlen şurda, akşam burda, tatlımızı orda yiyelim; kahvemizi şurda içelim gibi :)

Neyse gitmeden önce daha tecrübelilerden yemek yenilecek yerler öğrenildi.
İlk öğlen, Muğla'nın yemekhane (ev yemekleri yapan) sokaklarında güzel ev yemeklerinden yenildi.
Akşam, Alins'de işte bu harika "çökertme" yenildi. Altında kibrit patates, üstünde yoğurt ve dana eti. Et öyle lezzetliydiki.. MMmmmmm :)


Tatlımızı da adını hatırlayamadım ama oldukça bol çeşidiyle gözlerimi vitrininden alamadığım tatlıcı da yedik..

İkinci öğlen ise yine sobacılar çarşısında, öğlen insanların akın ettiği, küçücük tabureleriyle zorla yer bulduğumuz Muğla köftecisinde bu harika köfteleri yedik.
Aslında dışardan öyle salaş gözüküyor ki, tavsiye etmeseler hiç dönüp bakmazdım; ama köfteler ve özellikle yağda kızarmış ekmekler öyle lezzetliydi ki 1 porsiyon daha getirseler yerdim; ama kendimi frenlemeyi başardım :)


Artık bir tutku haline gelen öğle kahvemizi ise adını hatırlayamadığım bir handa içtik, bu güzel halıların boy gösterdiği handa...

Ve bir Muğla görevi de böylelikle bitti..

Hiç yorum yok: