28 Eylül 2010 Salı

"İçimden geçenleri sesli söyledim sadece kendime"

2 dakikalığına kendimi dinledim az önce. Fonda "Barış Manço - Rüya" ile..

Dedim ki aklına ilk gelen şey ne?

Hayatım öyle bir koşuşturmacayla geçiyor ki son 4 aydır, durağan geçen 2 senenin acısını çıkartırcasına..
Ne çok şey değişti aslında o durağan geçen 2 senede, hala gözlerimi dolduran bir okadar da hatırladıkça öfkelendiren bir sürü şey işte..
Neyse birden bunlar geldi aklıma işte o 2 dakikada.. Belki de müziğin verdiği hüznün etkisiyle düşündüm taa çok eskilerde kalan şeyleri..

Ya şimdiye ne demeli? Her gün farklı bir stresin içinde boğuluyorum, bazen ben burada olmamalıydım, ne işim var diyorum?
Tek başıma hissediyorum onca kişi arasında kendimi..
Bazen ise bunları düşünen ben değilmişim gibi şükrediyorum halime, hayatıma, iyi ki diyorum..
Çok değişkenli denklem gibi oldu hayatım; ben bile çıkamıyorum işin içinden..
Karışık duygular içindeyim işte..
Çok yoruluyorum fiziken değil ama ruhen zaman zaman..

Şunu içimden geçirdiğimi itiraf etmenin zamanı geldi aslında ama sadece kendime:
"Bu geçirdiğim 4 ay rüya olsun, ben hala rüyanın içinde olayım, ama bu rüyadan çabucak uyanıp bıraktığım yere geri döneyim ve bu benim için sadece tatlı bir rüya kalsın.."


3 yorum:

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

:) Rüyaları yazsana böyle bende neler neler görüyorum arkası yarınlarım bile var canım

Miss Sensible dedi ki...

Edacım, bu yaşadıklarımı rüya gibi düşünüyorum şimdilik, gördüğüm rüyaları yazsam roman olur :)

Miniature dedi ki...

Əgər yuxu kimi qalmağını istəyirsənsə,qalsın o zaman ;)