28 Mart 2010 Pazar

Yine Kızılcahamam klasiği..



Sabah 6'da annem uyandırdı, hadi Kızılcahamam'a gidiyoruz diye. Afalladım önce; ama ayılmam çok uzun sürmedi. Hemen hazırlandım 6.30 gibi çıktık evden 1 saat sonra hamamdaydık. Babam da geldi bu sefer :)
Hamamı çok seviyorum ben, küçüklüğümden beri alışkın olduğum için herhalde. Saatlerce bunalmadan durabilirim. Kızılcahamam'a arada kaçamak yapıyoruz işte, malum en yakın kaplıca orası.
Yıkanıp çıktıktan sonra karınlarımız zil çalıyordu :) Eve kadar kim dayanacak deyip fotoğrafta da gözüken Ankara Konak'ta kahvaltı yaptık. Ohh hava mis gibi, dışarda oturduk. Zaten mont bile giymedim, pançomu aldım sırtıma onunla bile yandım :)
Şehit ağacı yine sapasağlam duruyor. Bir kere daha koymuştum fotoğraflarını bu sefer bende dahil oldum bu kareye.
Sonra evimize geldik, tabi içtiğimiz 3 bardak çay bizi kesmediği için hemem annişle çay demleyip terasımızda çay keyfi yaptık.
Havalar biraz daha ısınsın semaver keyfi yapıcaz, özledim yaz gecelerini :)

Eee hava bu kadar güzelken evde durmak ayıp olur dimi :) Babam toplantısına gitti kaldık yine annişle başbaşa. Dırın dırın birazdan yine yollara düşücez :)

2 yorum:

SEVGİ dedi ki...

Oh ne güzel yapmışsınız..
İstanbula en yakın kuzuluk kaplıcaları var bizde ara sıra orada ayı şeyleri apabiliyoruz ama sizin ki kadar yakındeğildir herhalde 200 km cik..
iyi hoşta ben fazla sıcağa gelemiyorum..
Havalar yavaş yavaş ısınıyor evde durupta ne yapacaksınız bencede çıkın gezin ..

Miss Sensible dedi ki...

Sevgi abla, siz kaplıcaya gitmeseniz bile daha çok alternatifiniz olduğu kesin :) Blogundan da takip ettiğim üzere maşallah kaçırmıyosunuzz güzel havaları :))
Hava bugün çok soğuduuu amaa:((