18 Mart 2010 Perşembe

Istanbul & An Italian Man

Dün İstanbul'daydım. Sabah 8 uçağıyla gittim. Allah'tan herhangi bir rötar olmadı da tam istediğim saatte orada oldum.
Cam kenarında uçtum, şanslıydım:) Hatta orta koltuk boştu daha bir rahattım. Uçarken cam kenarında olmayı seviyorum. Özellikle İstanbul'u havadan izlemeye bayılıyorum. Muhteşem deniz, boğaz manazarası içimi ısıtıyor. Hele hava açıksa izlemesi daha keyifli oluyor. Şansıma çok az bulut vardı. Maalesef fotoğraf çekemedim bu sefer; ama bu cümlerler fotoğrafsız olmaz diye yazdan kalma 2 fotoğraf paylaşayım istedim.


Bahar havasıyla karşıladı beni İstanbul. Ankara'daki dondurucu soğuktan sonra, İstanbul'da saat daha 9.30 olmasına rağmen terledim bile :) Keşke daha ince giyinseymişim dedim kendime. Neyse işlerim vardı, çok uğraştırmadı beni hallettim.

Ve tekrar havaalanındaydım. Biniş kartımı almadan önce internete girmem gerekiyordu. Aman Allah'ım koskoca Atatürk Havalimanında laptopum olmadan internete bakacak bir yer bulamadım! Çaresiz biniş kartımı alıp geçtim uçağı beklemeye. Kışın güvenlikten geçmesi pek zor oluyor. Kabanı çıkarmayı geçtim, çizmelere kadar çıkartırıp galoşlarla güvenlikten geçiriyorlar. Elimde çantalarla pek zor oldu.

Tam bineceğim kapıya giderken bir adamın laptopuyla uğraştığını görünce yaklaştım ve internet bağlantısı olup olmadığını sordum.
--"Sorry, I couldn't understand."
diye bir cevap alınca Türk sandığım adamın aslında İtalyan olduğunu sohbete başladığımda öğrendim.
İnternet bağlantısı için şifre gerektiğini benim de Ttnet şifrem olduğunu söyleyince laptopunu kullanmam için bana verdi. Pek bir cana yakındı. Ufak bir işim vardı hallettim ve konuşmaya başladık. Derken az kaldı uçağı kaçırıyordum. Artık gitmem gerektiğini anlatmaya çalıştım. Bana güzel sohbet için teşekkür etti. Kartını verdi. İşadamıymış kendileri, bir İtalyan firmasının Türkiye ayağını yürütüyormuş.

İşte güzel bir tesadüf ve güzel bir sohbetin arkasından yine uçaktaydım. Bu sefer 2 herifin ortasında oturuyordum. İkisi de horul horul uyudular. Ben de açtım kitabımı okudum. İstanbul hava trafiği acayip kalabalık oluyor, genelde her seferinde bunu yaşıyorum. Uçak hareket ettikten sonra havalanması için yarım saat bekledik. 11. sıradaymışız :)

İstanbul benim arkamdan ağladı :) Dönerken acayip soğudu hava, yağmur başladı, karardı. Ben de üzüldüm :( Hep acı son olmuştur benim için Ankara'ya dönüşler...

2 yorum:

SEVGİ dedi ki...

Demek bizim elere geldin hee Miss sensibleciğim güzel geçti mi zaman İstanbulda nasıl dı?

Miss Sensible dedi ki...

Sevgi ablacım, gezmeye zamanım olmadı ki:( Hemen dönmem gerekiyordu; çünkü bugün sınavım vardı. Olsun ama İstanbul'un havasını içime çekmek bile çok iyi geldi. İnsan İstanbul'da zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor..